14

Aralık
2011

İyot eksikliği, zeka gelişimini azaltıyor

Yazar: admin  |  Kategori: Bebek Beslenme  |  Yorum: Yok   |  256 Görüntüleme

İyot yetersizliğinin, zeka gelişimini 10-13 puan gerilettiği ve çocuğun okul başarısını olumsuz yönde etkilediği bildirildi.

http://i787.photobucket.com/albums/yy151/bakimli/iyot-eksikligi-zeka-gelisimini-azal.jpgİyot eksikliğinin önlenebilmesi için sofrada “iyotlu tuz” kullanılması istenirken, yapılan çalışmalar Türkiye’de iyotlu tuz kullanımının kentsel alanda yüzde 90, kırsal alanda yüzde 71 olduğunu gösteriyor.

Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü’nün (AÇSAP) koordinatörlüğünde ve UNICEF’in işbirliği ile yürütülen “İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi” kampanyası ile ilgili Mariott Hotel’de basın toplantısı ve iftar yemeği düzenlendi.

AÇSAP Genel Müdürü Rifat Köse, yaptığı konuşmada, iyot yetersizliği hastalıklarının önlenebilmesi için yemeklerde ve sofralarda kullanılan tuzun iyotlu olmasına dikkat etmek amacıyla kampanya düzenlendiğini söyledi.

Kampanyada, vücudun yaşam boyunca iyoda duyduğu ihtiyaç konusunda kamuoyunda farkındalık yaratılmasının hedeflendiğini belirten Köse, iyotun vücutta büyüme ve gelişmeyi sağlayan tiroit hormonlarının, işlevini yerine getirirken kullandığı en önemli elementlerden birisi olduğunu ifade etti. Köse, iyot eksikliğinin gebelerde düşüklere, erken doğuma, guatr ve zeka geriliği gibi birçok hastalığa yol açabildiğine dikkati çekti.

İyot eksikliğinin önlenebilir zeka geriliği ve beyin hasarına neden olduğunu vurgulayan Köse, her yaş grubunun iyodu kullanması gerektiğini belirtti. Köse, iyot yetersizliğinden en çok gebeler ve bebeklerin etkilendiğine işaret ederek, çocuklarda da iyot eksikliğinin yol açtığı öğrenme güçlüğünün okulda başarısızlığa neden olduğunu ifade etti.

Çocukların bir ülkenin geleceği ve yarınların umudu olduğunu dile getiren Köse, bu nedenle çocukların sağlığının korunmasının çok önemli olduğunu dile getirdi. Anne ve çocuk sağlığının korunabilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın çeşitli projeler yürüttüğünü, üstünde durulan konularda farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalar yaptığını anlatan Köse, beslenmenin bebek sağlığının korunmasında çok önemli bir yer edindiğini ifade etti.

Demir, iyot ve A vitamini eksikliğinin sağlığın korunmasında çok önemli olduğunu belirterek, yıllardır işlenen topraklardan elde edilen ürünlerdeki minerallerin azaldığını dile getirdi.

-”İYOT EKSİKLİĞİNİN EN ÖNEMLİ ETKİSİNİ BEYİN GELİŞİMİNDE GÖRÜYORUZ”-
Bakanlık olarak iyotla ilgili programlarda, gıdaların iyotla zenginleştirilme yolunu benimsediklerini ifade eden Köse, gıdalar içinde de en kolay iyotlanabilen gıdanın tuz olduğunu kaydetti.

Köse, “Çok sık kullanılan bir gıda olduğundan tuzu iyotladık. İyot eksikliğinin en önemli etkisini beyin gelişiminde görüyoruz. İyot eksikliği zeka gelişimini 10-13 puan azaltıyor” diye konuştu. Köse, beyin gelişimindeki geriliğin, çocuğun okul başarısını da etkilediğini belirtti.

İyotla ilgili çalışmalara 1994 yılında başlandığını belirten Köse, “Çalışmaların başladığı ilk dönemde iyotlu tuz kullanan ailelerin oranı yüzde 18’lerdeydi. 2008 yılında yapılan araştırmada bu oran yüzde 85’lere çıktı” dedi.

Köse, dünyada 1,6 milyon insanın iyot yetersizliği hastalıkları açısından risk altında olduğuna dikkati çekerek, “750 milyon kişide guatr var, 43 milyon kişi önlenebilir beyin özürlü. Bunlar, çok ciddi rakamlar” dedi.

Yapılan çalışmalara göre Türkiye’de sofrada iyotlu tuz kullanımında bölgeler arasında ciddi farklılık olduğunu belirten Köse, “Kentsel alanda yüzde 90 iyotlu tuz kullanılırken, kırsal oranda bu oran yüzde 71 civarında. Bu başarı, Türkiye genelinde yüzde 85. anacak bunun tüm bölgelerde 90’ların üzerine çıkması hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

UNISEF Türkiye Temsilcisi Ayman Abulaban da Türkiye’yi anne ve bebek ölümlerindeki azalma başta olmak üzere birçok alanda atılan önemli adımlardan dolayı tebrik ettiğini söyledi.

İyot eksikliğinin zeka seviyesinde 13 puanlık azalmaya neden olduğunun bir kez daha vurgulanması gerektiğini dile getiren Abulaban, “Bunun bir de maliyet kısmı var. Harcanan her bir dolar, iyot yetersizlikleri hastalıkları açısından geriye 28 dolarlık bir verimlilik getirisi sağlıyor” dedi.

Öte yandan toplantıda, kaya ya da deniz tuzu diye belirtilen tuzların değil iyotlu tuzun kullanılması gerektiğini vurgulandı.

13

Aralık
2011

Ay ay bebek gelişim takvimi

Yazar: admin  |  Kategori: Bebek Gelişimi  |  Yorum: Yok   |  467 Görüntüleme

Ay ay bebek gelişim takvimi bebekgelisimi.biz de…bebek gelişimi hakkında siz değerli anne babalara yardımcı olmak amacıyla 1. aydan 24. aya kadar bebek gelişim bilgilerini özetledik

 

Aileye yeni gelen birey her zaman bütün aile fertlerinin birinci elementlerinden birisi haline gelir. Peki, çocukların yaşa göre normal gelişiminin nasıl olması gerektiği hakkında bilginiz var mı? İşte bütün anne babanın bilmesi gereken bebeklerin gelişim takvimi sizlerle…
1. ay
Yüzüstü pozisyonda, başını hafifçe kaldırır. Emekleme hareketleri yapar. Eli yumruk şeklinde sıkılıdır. Eşyayı orta hattan yükseğe kadar gözle izler. Sese tepki verir (göz kırpma, hareket, sıçrama). İnsan yüzüne bakar.

2. ay
Başını 90 derecede tutar. Eli yumruk şeklinde değildir. Eşyayı orta hattan ileriye doğru izler. Konuşulunca ve meşgul olunca gülümser. Etrafı ilgi ile izler.

3. ay
Yüzükoyun pozisyonda kolları üzerine yaslanarak, gövdesini kaldırır ve başını rahatça dik tutar. Elleri açıktır, eşyayı yakalar ve kendine doğru çeker. Keyif sesleri çıkarır. Tanıdığı kişilere ve eşyaya uzanır. Beslenme hazırlığını anlar.

4. ay
Destekle oturur. Eşyayı almak için iki kolunu birden kullanır. Masa üzerindeki bir eşyaya dokunur. 5 aylıkken sesi lokalize etmeye başlar, zil sesine başını çevirir. Agu, agu sesleri çıkarır. Etrafını seyretmeyi sever.

6. ay
Sırtüstüyken yüzükoyun dönebilir. Desteksiz oturur. Yatar durumda ayağını ağzına götürür. İki elini ayrı ayrı kullanır. Eşyayı bir elinden diğerine geçirir. Tek heceli sesler çıkarır. 7 aylık “baş baş” yapabilir. Yabancıları yadırgar. El çırpma oyununu anlar ve oynar.

9. ay
Emekler, ayağa kalkabilir. Ayakta durmayı sever. Baş ve işaret parmağı ile küçük eşyaları tutabilir. Biberonu tutar, parmakları ile yiyebilir. Sesleri taklit edebilir. 10 aylıkken bazı sesleri anlayarak söyleyebilir (dede, mama gibi). 11 aylıkken bilinçli olarak sözcükleri söyler. Etrafı karıştırmaya başlar.

12. ay
Yardımsız veya yardımla yürür. Oturduğu yerde kendi kendine dönebilir. Baş ve işaret parmaklarını kullanır. Eşyaları yere atar. Oyuncaklarını elinden bırakır. Basit sözcükleri anlar. Başkalarının hareketlerini taklit eder. Giyinirken yardımcı olur.

15. ay
Rahatça yürür. Emekleyerek merdiven çıkar. Öğretildiğinde, taklit olarak kağıdı karalar. Basit emirleri anlar, yapar. 4-6 sözcük söyleyebilir. Anlaşılmayan sözleri, konuşur gibi söyler. Altını ıslattığı zaman, annesine gösterir.

18. ay
Koşar, ayakta iken düşmeden oyuncağını fırlatabilir. Kitap yapraklarını ikişer, üçer çevirir. Kaşığını doldurarak kendisi yemek yiyebilir. 7-20 sözcük bilir. Vücudun en az bir parçasını bilir. Eliyle gösterir. Sözcük salatasına, anlaşılır sözleri de katar. Anne-babasını taklit eder (yer süpürme, toz alma gibi). Diğer çocuklarla birlikte oynayabilir.

21. ay
Çömelebilir, merdiven çıkabilir. 5 küplü kale yapabilir. Bardağı tutarak, su içebilir. 3-5 vücut bölümünü bilir. İki sözcükle cümle kurabilir. Yemek ve tuvalete gitme isteklerini işaret ve sözcüklerle ifade edebilir.

24. ay
Yardımsız merdiven inip çıkabilir. Kitap yapraklarını teker teker çevirebilir. Pabuç ve pantolonunu çıkartabilir. 50 sözcük bilir. 2 sözcüklü cümleler kurabilir. Ben, siz, biz zamirlerini bilir. Çatal, kaşığı rahatça tutabilir ve kullanabilir.

15

Kasım
2011

Hamilelikte 6. aydan Sonra Anne ve bebek gelişimi

Yazar: admin  |  Kategori: Hamilelik  |  Yorum: Yok   |  487 Görüntüleme

http://i787.photobucket.com/albums/yy151/bakimli/Hamilelik-Problemlerine-Hizli-Cozum.gif?t=1321313393Hamilelikte bebek gelişimi yazılarımıza devam ediyoruz.Altıncı aya girildiğinde yani yirmi dördüncü haftada, artık annenin gebe olduğu dışardan anlaşılabilir.

Bu dönemde anne adayı kendisini daha iyi ve zinde hisseder. Bu ayda kilo artışı hızlanır, fakat haftada yarım kilodan fazla almamayada dikkat etmelidir.

6. ayda bebeğin boyu 33 cm, ağırlığı ise 570 gramdır. Bebeğin her türlü besin ve oksijen gereksinimlerini plasenta karşılar. Plasentayı bebeğe üç kan damarından oluşan bir hortum bağlar. Bebek plasentanın içinde ılık bir su içindedir. Bebek bu suyu yutar ve yine bu suyun içine çişini de yapar. Bu sıvı, bebeği dışarıdan gelecek darbelere, hastalıklara karşı korur ve ısısını düzenler. Sıvı, her yirmi dört saatte bir değişir.

Bu dönemde bebeğin gözleri henüz kapalıdır, fakat sesleri duyabilir, gürültülü seslerde uyanabilir, ani hareketler yapabilir. Bebek anne karnında öksürüp, hıçkıra-bilir.

Bebeğin altıncı ayda, kol ve bacak kasları iyice gelişir. Bunları da sık sık hareket ettirir. Fakat vücudunda yağ tabakaları henüz oluşmadığından zayıf görüntüsü vardır. Deri altında ter bezleri oluşmuştur. Bebeğin uykusu ise düzensizdir.

Anneye gelince, bu aylarda sıcaktan fazla etkilenebilir ve çok terleyebilir. Bu nedenle bol bol sıvı gıdalar alması gerekir. Ancak doğal olmayan meşrubatlardan sakınmalıdır. Bol ve rahat giysiler giymeli, gebelik süresince memeler büyüyeceği için altları geniş bantlı, enli askılı, arkadan ayarlanabilir pamuklu sutyenler kullanmalıdır. Ayakları yükseğe uzatarak dinlenmek; düzenli hafif jimnastik hareketleri yapmak, gevşeme ve soluk alıp verme egzersizlerini tekrarlamak faydalıdır.

15

Kasım
2011

Hamilelikte 20. Haftadan Sonra Anne ve Bebek

Yazar: admin  |  Kategori: Hamilelik  |  Yorum: Yok   |  325 Görüntüleme

http://i787.photobucket.com/albums/yy151/bakimli/hamilelik-gebelik-hafta-hafta-bebeg.jpg?t=1321313164Anne adayı, yirminci haftadan sonra kendisini daha iyi hissedecektir. Bu ayda beslenmesine daha çok dikkat etmeli, kilo almamaya özen göstermelidir. Çünkü bebek en hızlı gelişmeyi bu ayda yapar.
Cildinde ve saçlarında meydana gelen canlılık ve parlaklık anne adayını güzelleştirecektir. Artık bebeğin hareketlerini hissetmeye başlayacak ve bu da anneye heyecan verecektir. Bu dönemde annenin meme uçlarının koyulaşması daha da artar, uçlarından ilk süt (ko-lostrum) denilen koyu bir sıvı gelebilir, bunu memeyi sıkmadan hafifçe silmek gerekir.

Bu aylarda annenin muhtemel şikayetleri; diş etlerinde kanama, vajinal akıntı, eklem ve sırt ağrıları ile kasıklarda gerilme olabilir. Onun için hamile kadın, yüksek topuklu ayakkabılar giymekten, uzun yolculuklara çıkmaktan, kan dolaşımını engelleyen dar ve sıkı giyeceklerden kaçınmalıdır. Bu aylarda, yani 20. haftadan sonra, bebeğin diş yerleri belirmiş, saçları da çıkmaya başlamıştır. Kollar ve bacakları gelişmiştir. Bebeğin derisini koruyan beyaz yağlı bir madde oluşmuştur.

Anneden bebeğe, hastalıklara karşı direnç sağlayan bir takım antikorlar geçer ki, bu bebeği korur. Bebek artık iyice hareketlenmiştir. Hatta dışarıdaki gürültülere tepki olarak, hareketlerinde artma da olabilir.

Bazı hâmile kadınlarda, annenin cilt renginde ve vücudundaki benlerde koyulaşmalar olur, yüzde ve boyunda kelebek biçiminde gebelik maskesi denilen kahverengi bir maske de oluşur. Fazla güneş ışığına çıkmak bu lekeyi arttırabilir. Bütün bunlar doğumdan sonra geçecektir.

Toplam 35 , 1. sayfa12345102030...Son »

© Tüm Hakları Saklıdır - Bebek ve Çocuk Gelişimi
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.